Türk Ticaret Kanunu (TTK), limited şirketlerde şahıs şirketi özelliklerinin bulunması ve ortaklar arası güven ilişkisinin büyük önem taşıması sebebiyle, şirket ilişkisi kendisi için çekilmez hâle gelen veya sözleşmede belirlenen koşulları sağlayan ortağa şirketten ayrılma (çıkma) hakkı tanımıştır. Ortağın tek taraflı iradesiyle veya mahkeme kararıyla ortaklık sıfatını sona erdirmesi işlemi olan "çıkma", temelde iki farklı yolla gerçekleştirilebilir: Şirket esas sözleşmesine dayanarak (TTK m. 638/1) ve haklı sebeplerin varlığı halinde dava açarak (TTK m. 638/2).
Aşağıda her iki yöntem için ortağın izlemesi gereken hukuki adımlar detaylı bir makale formatında açıklanmıştır.
YÖNTEM 1: Esas Sözleşmeye Dayanarak Şirketten Çıkma (Bildirim Yoluyla)
TTK m. 638/1 ve m. 577/1-k uyarınca, şirket esas sözleşmesinde ortaklara çıkma hakkı tanınabilir ve bu hakkın kullanılması belirli şartlara bağlanabilir. Bu yöntem, ortağa dava açmaya gerek kalmaksızın, şirkete yönelteceği tek taraflı bir bildirimle ortaklıktan ayrılma imkânı verir.
Adım 1: Esas Sözleşmedeki Çıkma Hakkının ve Şartlarının Tespiti Sözleşmesel çıkma hakkının kullanılabilmesi için öncelikle şirket esas sözleşmesinde (kuruluşta veya sonradan değişiklikle) bu yönde bir hakkın tanınmış olması şarttır. Bu hak sözleşmede "şartsız" (herhangi bir sebep gösterilmeden istenildiği zaman kullanılabilecek şekilde) düzenlenebileceği gibi, "şartlı" (belirli durumların gerçekleşmesine bağlı) olarak da düzenlenebilir.
- Örnek şartlar: Ortağın belli bir yaşa gelmesi, şirketin art arda zarar etmesi, ortağın başka bir ülkeye taşınması gibi objektif veya subjektif koşullar sözleşmede çıkma sebebi olarak yer alabilir.
Adım 2: Şirkete Çıkma İradesinin Bildirilmesi Sözleşmedeki şartlar gerçekleştiğinde (veya şartsız çıkma hakkı varsa dürüstlük kuralına uygun bir zamanda), çıkmak isteyen ortak bu iradesini şirkete (şirket müdürlerine) bildirmelidir. Kanunda özel bir şekil şartı öngörülmemiş olsa da ispat kolaylığı açısından bu bildirimin yazılı şekilde ve noter aracılığıyla yapılması en isabetli yoldur. Bu hak "bozucu yenilik doğuran" bir hak olduğundan, kullanılması şirketin veya diğer ortakların onayına/kabulüne bağlı değildir.
Adım 3: Müdürlerin Bildirimi Değerlendirmesi ve Çıkmaya Katılma Bildirimi Çıkma bildirimini alan şirket müdürleri, sözleşmedeki çıkma sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini ve şekil şartlarına uyulup uyulmadığını inceler. Çıkma bildirimi geçerliyse, müdürler gecikmeksizin diğer ortakları bu durumdan haberdar etmek zorundadır. Haberi alan diğer ortaklar, bildirimden itibaren bir ay içinde çıkmaya katılma haklarını (kendi payları oranında şirketten çıkmayı) talep edebilirler.
Adım 4: (İhtilaf Halinde) Tespit Davası Açılması Eğer şirket müdürleri sözleşmedeki çıkma şartlarının oluşmadığını iddia ederse, şirket yönetimi çıkma bildiriminin geçersizliğinin tespiti için mahkemeye başvurabilir. Aynı şekilde, hakkı engellenen ortak da çıkma bildiriminin geçerli olduğuna dair bir tespit davası açabilir. Mahkemenin burada vereceği karar çıkmayı o an yaratmaz, sadece şartların önceden gerçekleşip gerçekleşmediğini açıklar (açıklayıcı/ihdari niteliktedir).
Adım 5: Çıkmanın Gerçekleşmesi ve Ortaklık Sıfatının Sona Ermesi Sözleşmesel çıkma hakkında, mahkeme aksi bir tespit yapmadıkça veya sözleşmede farklı bir an belirlenmedikçe, ortaklık sıfatı bildirimin şirkete ulaştığı anda sona erer.
YÖNTEM 2: Haklı Sebeplere Dayanarak Dava Yoluyla Çıkma
Şirket esas sözleşmesinde çıkma hakkı düzenlenmemiş olsa bile, her ortak TTK m. 638/2 uyarınca haklı sebeplerin varlığı hâlinde mahkemeden şirketten çıkmasına karar verilmesini talep edebilir. Bu emredici ve vazgeçilmez bir haktır; şirket sözleşmesiyle kısıtlanamaz veya ortadan kaldırılamaz.
Adım 1: Haklı Sebeplerin Varlığının Değerlendirilmesi Dava açabilmek için dürüstlük kuralı gereğince ortaklık ilişkisinin sürdürülmesini ortak açısından "çekilmez" kılan sebeplerin bulunması gerekir. Haklı sebepler ortağın şahsından (örneğin; sürekli hastalık, ehliyetsizlik, iflas) veya objektif durumlardan (örneğin; şirketin sürekli zarar etmesi, ortaklar arası şiddetli geçimsizlik, amacın imkânsızlaşması, çoğunluğun yetkisini kötüye kullanması) kaynaklanabilir. Pay devrinin şirketçe yasaklanmış olması tek başına bir haklı sebep değildir, ancak mahkemece diğer unsurlarla birlikte değerlendirilebilir.
Adım 2: "Son Çare" İlkesinin Gözetilmesi Haklı sebeple çıkma davası her zaman son çare (ultima ratio) olarak kabul edilir. Eğer ortakla şirket arasındaki problem, örneğin sorunlu müdürün görevden alınması veya iptal davası açılması gibi daha hafif yöntemlerle (şirket ilişkisini koparmadan) çözülebilecek nitelikteyse, mahkeme çıkma talebini reddeder. Bu sebeple dava açılmadan önce sorunun başka yollarla çözülemeyeceğinden emin olunmalıdır.
Adım 3: Asliye Ticaret Mahkemesinde Davanın Açılması Çıkmak isteyen ortak, şirkete karşı (diğer ortaklara karşı değil), şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde haklı sebeple çıkma davası açmalıdır. Dava, inşai (yenilik doğuran) nitelikte bir davadır ve basit yargılama usulüne tabidir.
Adım 4: İhtiyati Tedbir Talep Edilmesi (Kritik Adım) Haklı sebeple açılan çıkma davaları uzun sürebilir ve mahkeme kararı kesinleşene kadar ortağın tüm hak ve borçları kural olarak devam eder. Dava süresince zarara uğramamak adına davacı ortak, TTK m. 638/2 uyarınca mahkemeden ihtiyati tedbir talep etmelidir. Mahkeme bu taleple davacı ortağın oy hakkı, kâr payı hakkı, bilgi alma hakkı gibi haklarının dondurulmasına veya ortaklık borçlarının (ek ödeme, rekabet yasağı vb.) dava süresince durdurulmasına karar verebilir.
Adım 5: Diğer Ortakların Davaya / Çıkmaya Katılması Şirket müdürleri, ortağın haklı sebeple dava açtığını diğer ortaklara bildirmek zorundadır. Haberi alan diğer ortaklar, bir ay içinde TTK m. 639/2-b gereği ayrı bir dava açarak bu çıkma talebine katılabilirler. Usul ekonomisi gereği mahkeme bu davaları birleştirerek inceler.
Adım 6: Mahkeme Kararı ve Çıkmanın Kesinleşmesi Mahkeme iddia edilen haklı sebeplerin varlığına, durumun çekilmezliğine ve son çare ilkesine kanaat getirirse ortağın şirketten çıkmasına karar verir. Ancak çıkma işlemi, kararın verildiği anda değil; bu inşai nitelikteki mahkeme kararının kesinleştiği anda hukuken gerçekleşmiş olur ve ortağın şirketle olan bağı tamamen kopar.
Ortaklıktan Ayrılmanın Mali Sonucu: Ayrılma Akçesinin Ödenmesi
İster esas sözleşmeye dayanarak tek taraflı bildirimle, ister haklı sebeple dava yoluyla olsun, şirketten başarıyla çıkan ortak, mülkiyetindeki payı kaybeder ve bunun karşılığında şirketten TTK m. 641 uyarınca "ayrılma akçesi" talep hakkı kazanır.
- Değerin Tespiti: Ayrılma akçesi, esas sermaye payının gerçek (yaşayan) değerine denk olmalıdır. Bu hesaplamada tasfiye bilançosu değil; şirketin malvarlığı, kârlılığı, marka değeri (good-will) ve gelecek potansiyeli dikkate alınarak özel bir bilanço çıkartılır.
- Değerlendirme Tarihi: Bildirimle çıkmada "bildirimin ulaştığı (ayrılmanın gerçekleştiği) tarih"; haklı sebeple dava yoluyla çıkmada ise çoğunluk görüşüne ve Yargıtay uygulamasına göre "mahkeme kararının verildiği tarihe en yakın zaman" esas alınarak hesaplama yapılır.
- Muacceliyet (Ödenme Zamanı): Ayrılma akçesinin nakden veya ayın olarak ödenebilmesi için TTK m. 642 uyarınca; şirketin kullanılabilir özkaynağının bulunması, ayrılan ortağın payının devredilebilmesi veya şirketin sermaye azaltımına gitmesi gereklidir. Bu şartlar yoksa, ödenmeyen ayrılma akçesi, şirketin diğer bütün alacaklılarından sonra (ancak diğer ortaklardan önce) gelen bir alacak niteliğini taşır.