Dijital Çevrede Çocuklara Yönelik Risklerin ve Bilişim Suçlarının Türk Ceza Kanunu Kapsamında İncelenmesi
İşbu yazıda dijital oyunlar, sosyal medya platformları ve nesnelerin interneti (IoT) bağlamında çocukların maruz kalabileceği çevrimiçi riskler, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir.
1. Çevrimiçi Oyunlar ve İntihara Yönlendirme Fiillerinin Hukuki Çerçevesi
Sanal dünyada sosyal etkileşime olanak tanıyan bazı oyunlar ve platformlar, çocukların psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebilecek ve onlara zarar verebilecek içerikler barındırabilmektedir. Literatürde "Mavi Balina (Blue Whale)" ve "Momo" gibi isimlerle anılan ve yöneticilerin katılımcılara şantaj yoluyla aşamalı görevler vererek onları kendine zarar vermeye sevk ettiği vakalar bildirilmektedir.
TCK sistematiğinde, başkasını intihara azmettirme, teşvik etme, kararını kuvvetlendirme veya intiharına yardım etme fiilleri "İntihara Yönlendirme" (TCK m. 84) suçu kapsamında düzenlenmiştir. İlgili kanun maddesinin dördüncü fıkrasında, "işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan veya ortadan kaldırılan kişileri intihara sevk edenlerle cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenlerin, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulacağı" açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu bağlamda, algılama yeteneği tam olarak gelişmemiş çocukların benzeri manipülatif platformlar aracılığıyla intihara yönlendirilmesi olaylarında, söz konusu kanun hükmünün hukuki bir çerçeve sunduğu görülmektedir.
2. Sanal Mülkiyet İhlalleri ve Malvarlığına Karşı Suçlar
Çevrimiçi çok oyunculu platformlarda karakterlerin, sanal mülklerin ve ekipmanların geliştirilmesi için gerçek para veya sanal krediler kullanılabilmektedir. "Habbo Hotel" ve "Lineage II" gibi oyunlarda karşılaşılan, kullanıcı adı ve şifrelerin bot yazılımlar veya hileli siteler aracılığıyla ele geçirilip sanal eşyaların çalınması olayları, TCK'nın malvarlığına ve bilişim sistemlerine karşı suçlar başlıkları altında değerlendirilebilmektedir:
- Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girmek veya orada kalmaya devam etmek, "Bilişim Sistemine Girme" (TCK m. 243) suçunun maddi unsurunu oluşturur.
- Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle başkasına ait bir malın alınması fiili, "Hırsızlık" suçunun nitelikli halleri arasında (TCK m. 142/2-e) yer almaktadır.
- Hileli davranışlarla kişilerin aldatılarak bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması vasıtasıyla menfaat temin edilmesi ise, "Nitelikli Dolandırıcılık" (TCK m. 158/1-f) kapsamında düzenlenmiştir. Ayrıca literatürde yer alan ve sanal bir eşyanın (örneğin bir kılıcın) gerçek hayatta paraya çevrilmesi üzerine yaşanan husumetin cinayetle sonuçlanması vakaları, doğrudan TCK m. 81'de yer alan "Kasten Öldürme" suçunun konusunu teşkil etmektedir.
3. Siber Taciz, Israrlı Takip ve Cinsel Dokunulmazlık İhlalleri
Bilişim sistemleri, cinsel istismar, taciz ve zorbalık fiillerinin işleniş şekillerine yeni boyutlar kazandırmıştır. Çocukların sohbet odalarında veya oyunlarda tehditkar ve saldırgan mesajlara maruz kalması (siber taciz) ve elektronik araçlar kullanılarak sürekli rahatsız edilmesi (siber takip) yaygın karşılaşılan risklerdir.
- Sırf huzur ve sükunu bozmak maksadıyla ısrarla iletişim kurulması TCK m. 123 kapsamında "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma"; haberleşme araçları veya bilişim sistemleri kullanılarak kişinin güvenliğinden endişe duymasına neden olacak şekilde fiziken veya iletişim araçlarıyla temas kurulmaya çalışılması ise TCK m. 123/A kapsamında "Israrlı Takip" suçu olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun çocuğa karşı işlenmesi ise nitelikli hal olarak cezanın artırılmasını gerektirmektedir.
- Bir kimseyi cinsel amaçlı taciz eden kişi "Cinsel Taciz" (TCK m. 105) suçunu işlemiş olup, bu suçun posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanılarak işlenmesi nitelikli hal kabul edilmektedir.
- Çevrimiçi ortamda çocuklara müstehcen materyallerin gönderilmesi veya reşit olmayan çocukların müstehcen görüntülerinin (sexting eylemlerinin) üretimi, bulundurulması ve dağıtılması fiilleri, "Müstehcenlik" (TCK m. 226) suçu kapsamında değerlendirilmektedir.
- Çocukların "siberseks" gibi adlar altında cinsel amaçlarla sanal platformlarda sömürülmesi fiilleri, fiilin yapısına göre "Çocukların Cinsel İstismarı" (TCK m. 103) veya "Fuhuş" (TCK m. 227) suçlarına ilişkin yasal düzenlemeler çerçevesinde incelenebilecek niteliktedir.
4. Özel Hayatın Gizliliği ve Kişisel Verilere Yönelik Suçlar
Çocuklara ait fotoğraf, video, konum ve biyometrik verilerin aileleri (Sharenting akımı) veya ticari şirketler tarafından internet ortamında izinsiz ve şeffaf olmayan şekillerde paylaşılması, çocukların dijital kimliklerini kimlik hırsızlığına ve çeşitli güvenlik ihlallerine açık hale getirmektedir. Aynı şekilde, gizli mikrofonlar aracılığıyla ses kaydeden akıllı oyuncakların (örneğin My Friend Carla) kullanımı da veri gizliliğini tehdit etmektedir. Türk Ceza Kanunu'nda özel hayata ve kişisel verilere ilişkin suçlar "Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar" bölümünde düzenlenmiştir:
- Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların bir aletle gizlice dinlenmesi veya kaydedilmesi "Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması" (TCK m. 133) suçu ile;
- Kişilerin özel hayatının gizliliğinin görüntü veya seslerin kayda alınması ya da ifşa edilmesi yoluyla ihlali "Özel Hayatın Gizliliğini İhlal" (TCK m. 134) suçu ile;
- Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi "Kişisel Verilerin Kaydedilmesi" (TCK m. 135) suçu ile;
- Bu verilerin başkasına hukuka aykırı olarak verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi ise "Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme" (TCK m. 136) suçu ile yaptırıma bağlanmıştır.
Söz konusu veri ihlallerinin teknoloji şirketleri gibi özel hukuk tüzel kişileri tarafından gerçekleştirilmesi durumunda, TCK m. 140 uyarınca tüzel kişiler hakkında iznin iptali veya müsadere gibi güvenlik tedbirlerinin uygulanması hüküm altına alınmıştır.
Sonuç ve Yorum
Dijital teknolojilerin gelişimiyle ortaya çıkan çevrimiçi tehlikeler, ceza hukukunun klasik suç tiplerinin siber ortama adaptasyonunu gerektirmektedir. "Bilişim Suçu" kavramı, hem bilişim sistemlerine doğrudan yapılan müdahaleleri hem de bilişim sistemlerinin klasik suçların (hakaret, tehdit, istismar, hırsızlık vb.) işlenmesinde bir "araç" olarak kullanılmasını kapsamaktadır. İncelenen örnekler ve TCK maddeleri, Türk hukuk sisteminde çocukların dijital dünyadaki varlıklarına yönelen ihlallerin önemli bir kısmının karşılığı bulunduğunu göstermektedir.
Bununla birlikte, bilişim sistemlerinin doğasından kaynaklanan delil karartma kolaylığı ve anonimlik gibi teknik zorluklar, ceza adaleti sisteminin sürekli olarak güncellenmesini ve uluslararası standartlara uygun hareket edilmesini zorunlu kılmaktadır. TCK Madde 2'de belirtilen "Suçta ve cezada kanunilik ilkesi" (kıyas yasağı) gereğince, meydana gelen her yeni teknolojik ihlal, mevcut kanun maddelerinin sınırları gözetilerek nesnel bir biçimde değerlendirilmelidir.